Ekşi Mayalı Ekmek ve Girişimci Bir Kadın

Alinin Ada ekmeği ile başlayan merak, sonrasında yerini yavaş yavaş İpek Hanımın Çiftliği’ne bıraktı. Her ne kadar o ekşi mayalı, görünce insanın içi giden ekmekler beni almayan bin pişman diye görünseler de sipariş verip te bir aya yakın bir zaman onu beklemek bana biraz fazla uzun geldi. Ama tabi öncesinde ekmek yapanın sayfasına da göz atmak gerek. Ekmeklerin olduğu sayfayı (instagramdan) ekleyince aslında Alishiro’nun da hikayesine bakmış oluyorsunuz .Sürekli gezen gören, yaptığı ekmekleriyle nam salmış, yeni ve tutkulu tatlar peşinde koşan bir adam çıkıyor karşınıza. Sonra bir gün yine böyle sayfasında gezinirken Kars’a gittiğini gördüm Alishiro’nun ve Kars’ta varolan cevheri çıkarmaya başladığını. Ben bir mutlu bir mutlu görmelisiniz. Yıllardır doğuda olduğu için hem soğukluğundan hem de araştırmayan bir kesim yüzünden ismi öyle farklı anılmış ki , Kars’ı Türkiye’nin tatilde zirve yapan kenti dahi olsa yine yaranamayacak hale getirmiş durumdalar.

Sonra Alishiro, İpek Hanımın Çiftliği diye bir yerden bahsediyor sürekli nedir ne değildir diye baktığımda, doğal yaşama dair ne varsa öncelikle çocuğu için yola çıkmış bir kadından bir anneden Pınar hanımdan söz edildiğini gördüm. Biraz araştırayım dedim ama internet ortamı yarısı doğruysa yarısı değildir diyerekten kendim bizzat iletişime geçtim. Hemen mail adresimi istediler gönderdim ve ilk tanışmamız böylelikle başlamış oldu.

Kızının doğumuyla birlikte kendini doğaya bırakmış ve hem kızı hem de ailesi için doğal yaşamın içinde üretime başlamış bir anne Pınar hanım. Aslına bakarsanız hikaye öyle güzel ki. Kendime uyarlayınca bile gidesim geliyor benim de. Ürettikleri ilk zamanlar kendilerine göre iken zamanla artık artmaya başlamış çiftliğin ve bundan dolayı da Pınar hanım eşe dosta ve hatta İstanbul’daki arkadaşlarına varana kadar dağıtımını yapıyormuş ürünlerinin. Sonra bir gün bir arkadaşının tavsiyesiyle bu kadar çok ürün dağıtılacağına geri kalanı da ziyan olacağına satışa başlasan mı diye bir tavsiyede bulunmuş. İlkin bu tavsiyeye aldırmayan Pınar hanım sonra doğru olacağına karar veriyor ve ürünlerini belli fiyatlardan satışa başlıyor. Sizin için de her şey bir maille başlıyor çünkü o mailinde Pınar hanım önce değinilmesi gereken kendi işiyle ilgili konulara değiniyor ardından da o dönem hangi ürünü varsa onları liste halinde size gönderiyor. Ha bir de bir güzellik yapmış ki sormayın gitsin. Örneğin siz ne alacağınıza karar veremediniz diyelim sizin için haftalık bir liste yapmış zaten, eğer isterseniz gayet uygun bir fiyata alışveriş yapar gibi o listeyi de satın alabiliyorsunuz, istemezseniz seçim sizin. Bu listeye geçmeden önce hep bir yazı paylaşır demiştim ama yazılar da öyle iki satır oku bitsin hemen alışveriş listesine geçsinler gibi bir yazı değil, gayet bilgilendirici, açıklayıcı, tatmin edici ve en önemlisi gerçekten de doğal yaşamla olan gıda ile ilgili detaylı yazılar. Ne olduğu hiç mi hiç önemli değil sadece sağlımız için neyin önemli neyin önemsiz olduğunu vurgulayan yazılar. Bir yazısını hatırlıyorum mesela okullar kapanmadan önceydi.  Okul kantinlerinde satılan yiyeceklerle ilgili.  Ne kadar sağlıksız olduklarını aslında çocuklarımızın sağlıklarını ne kadar tehdit ettiklerinin farkına varamadığımızı anlatan gayet bilgilendirici bir yazı. Ki bence iyi ki de paylaşıyor böyle yazıları çünkü bir kişinin okuması ve onun çevresiyle paylaşması bile büyük bir adım bence. Sonra yakın zamanlarda da kaleme aldığı bir yazısı var ve bu yazısı benim öyle hoşuma gitti ki hem yaptıkları hem de toprağına bu kadar bağlılığı insanı daha çok şevke getiriyor her konuda.

Pınar Hanım’ın bir tarafı da Karslı imiş. Öyle ki bu  durum onu kendi topraklarına çekmeye o verimli çernozyum topraklarını havanın derecesi kaç olursa olsun değerlendirmeye, ‘yok ya bu da burada yetişir mi ‘ diyenlerin söylemlerini boşa çıkarıp icraatlarını göstermeye ve o toprakların peynirini, yağını, sütünü kısacası hayvancılıkla geçimini sağlayıp ürünlerini yapan insanlarını ve aslında onların cesaret edemediklerini yapmaya itmiş. Ne mi yapmış ? Bu muhteşem girişimci kadın gidip o güzelim verimli topraklarda ilk ekim yaptığı Nazilli’deki gibi ekim yapmaya başlamış hem de üretiminin yarısını Kars’a kaydırmış bile. Orada çalışmaktan o topraklardan da bir şeyler elde etmekten o kadar mutlu olmuş ki bunu takiben Kars’ı merak eden bir grupla birlikte Kars’a gezmeye bile gitmiş. Toprağına o kadar aşık bir girişimci örneği size. Hatta ve hatta öyle ki sadece kendisi için değil orada hayvancılık yapan insanlara da yardımı dokunmuş diyebilirim. Biliyorsunuz kurban bayramı sonrası bir şarbon olayıdır alıp başını gidiyor. Ama Kars hayvancılığı öyle mi? Ne bir hastalığı ne de olumsuz bir geri dönüşü. Şimdiye dek hiçbiri yaşanmamış. Çünkü her gerçek üretici gibi onlar da ‘kendim yemediğim bir şeyi asla başkasına satmam da yedirmem de’ mantığıyla işlerini en olur şekilde gerçekleştiriyorlar. Helal olsun diyorum hepsine. Çünkü kendi yakınlarımın, akrabalarımın ve tanıdıklarımın kurban bayramında ellerinde ne bir tane malları kaldı ne de sattıkları mallardan şikayet geldi. Demek ki gerçek birer üretici vasfını layıkıyla yerine getirmişler.

Pınar hanımdan bahsediyorken nerelere geldik değil mi? Aslına bakarsanız kendim bir şeyler yapamasam da Kars’lı olup  gidip kendi memleketinde yılmadan bir şeyler yapan bireylerin çabaları, yaptıkları ve karşılığındaki başarıyı görmek beni çok mutlu etti açıkçası. Keşke diyorum bazen benim de imkanım olsa böyle şeylere. Memleketimin adı geçtiği zaman olumsuzlukları değil de olumlu olan diğer bütün yönlerin ortaya çıkarabilecek güce sahip olsam. Mesela kışın yağan o muhteşem kristal kar taneleriyle oluşan buzlarda kayaklar yapılsa ve var olan üniversite dahil her eğitim düzeyinde bir buz veya kayak sporları daha da geliştirilse, ulusal değil uluslar arası düzeyde yarışmalar yapılsa Kars’ta. Kazlar çok pahalı olmasa da herkes gidip yerinde yese ve o muhteşem tarihi kentin bütün taş yollarını adımlarıyla donatsalar. Aşıklar var mesela onlar öyle projelere katılsalar ki sadece Karslılar değil tüm dünya bilse onları ve söyledikleri o anlamlı deyişleri. Velhasıl yeter ki isteyelim neler neler var yapılacak Kars’ı kalkındırmaya ve yüceltmeye dair ama ne yazık ki elini taşın altına koyan o kadar az insanız ki. Sadece elimizden ne geliyorsa onu yapıyoruz. Benim elimden de memleketimi yere göğe sığdıramayan aynı zamanda hemşehirlim olan Pınar Kaftancıoğlu’nun yaptıklarını kendi bloğumdan duyurmak ve ona buradan ayrıca teşekkür etmek. Tekrardan teşekkür ederim Pınar Hanım.

Ayrıca yazdıklarımda hatalı bir kelime veya cümle olduysa şimdiden affola. Ben sadece odasına güneş vuran küçük bir kızın perdesini araladım. Elimden bu kadarı geliyor keşke daha fazlası gelse. Bununla birlikte bu yazımda Kars’tan bahsediyorum diye sakın ha milliyetçi olarak nitelendirmeyesiniz beni. Çünkü ben Türkiyeliyim. Ülkemin her yerini ayrı seviyorum çünkü. İzmir deniziyle saçlarımı dağıtırken Edirne mimarisiyle gözlerimi şenledirir, Trabzon-Rize ve Karadenizin tümü dalgasıyla yeşile iterken Ağrı taaa yükseklerden baktırır, Ankara ziyaret edilmeyi beklerken Mardin- Antep- Urfa tarihi hissettirmeyi gerektirir ve daha nice şehirlerimizin hikayesinin verdiği ambiyans bir başkayken asla şehir konusunda ayrım yapamam. Çünkü her yer ayrı güzel, ayrı özel.

Alishiro’nun ada ekmeği de neymiş diye sorarken işte Pınar Kaftancıoğlu’nun ürettikleriyle devam ettim ben de bu yola. Hala daha Pınar Hanımın mailleri gelmeye devam ediyor. Ürünlerine de bir göz atabilirsiniz hatta alabilirsiniz, tavsiye ederim.  Bu arada merak eder de bakmak isterseniz hem İpek Hanımın Çitliği hem de ekşi mayalı Ali’nin Ada Ekmeği’nin linkini bırakıyorum aşağıya.

İyi bakın kendinize uzun bir yazı oldu ama iyi oldu sanki. Biraz da Kars’ı özledim sanırsam biraz da ondan oldu. Keyifli okumalar dileyeyim size.

Ali’nin Ada Ekmeği

İpek Hanımın Çiftliği

Esin

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s