Ne halim varsa onu görüyorum

Evet bu gecenin kapak sözü bu oldu sanırsam NE HALİN VARSA GÖR. Ben de artık öyle yapıcam ne halim varsa görücem ölüm de benim yaşam da, hüzün de benim mutluluk ta. İşte ben bunu anladım.

Hatta herşey kendimmiş bu hayatta.Fazla söze de gerek olduğunu düşünmüyorum artık.

Reklamlar

İlginç, Tuhaf, Kötü Bir Gün :(

Nedendir bilmiyorum bugun ozellikle de bugun tuhaf bir hal icindeyim canim hic mi hic birsey yapmak istemiyor oylece durmak ya da bir denizi ya da ya da eski okulumun bahcesindeki banklara oturup dereyi seyretmek o suyun sesini dinlemek istiyorum amma velakin bu saatten sonra ki saat dokuzu da geciyor disariya bile cikilmaz en iyisi mi ben gene yerimde oturayim artik yarina Allah kerim. Bu arada klavyem de çalışmıodu sanırsam tuşlarla ilgili bi problem vardı Allahtan internet var da hemen hallettim.

Şimdi tv de sevdiğim bir dizi var ama onu bile izleyesim yok zaten şu proje ödevime de başlayamadım office programlarım yok diye canım sıkkın artı bir iki planım var kendimce gene suya düşecek diye onları bile hayal edemiyorum. Of ya ne sıkıcı bir gün, kötü bir gün, tuhaf bir gün sanki yokmuşum gibi… Şimdi biri arasa gel bi dolaşalım dertleşelim dese hiç te hayır demem ama kimse de aramaz ki bu saatte.

Herkesten, herşeyden çok uzaktayım hem de çok; dipsiz bir çukurdayım sanki ışığı görüyorum çıkış yolumu da biliyorum ama neden çıkamıyorum onu bilmiyorum işte.

İŞTE İŞTE İŞTE…

Uzun bir aradan ve yorgunluktan sonra yeniden…

Yaklaşık olarak demeyeyim çünkü dünle birlikte tam bir haftadır bilgisayarımdan bloğumdan uzaklardaydım.Nerelerde mi ? Karadeniz turu desem sanırsam tam yeri olur, çünkü çok ani verilmiş bir kararım üzerine kısacık ama çok mu çok güzel bir tur yapayım dedim ve yaptım da ve çok ta güzel oldu 🙂 Turumun il durağı Giresun’un Dereli ilçesiydi ardından merkezi sonrasında Ordu ve ilçeleri onun ardından karadenizli herkesin övdüğü ve çoğunun övmekle bitiremediği Samsun ve en son durak olarak ta canım arkadaşım Güneşim’in yanıydı.

Ordusu, Giresunu hele Rizesini ki söylemiyorum bile hepsi ayrı ayrı güzeller ve hepsinin verdiği huzur apayrı ve bence herkesin görmesi gereken yerler oralar ben de şiddetle tavsiye ediyorum herkese ama bir yer hariç Samsun. Evet az önce de belirttiğim üzere herkesin bayıldığı bu ili ben hiç mi hiç sevmedim çünkü güzelim karadenizle alakası yoktu. Neden mi aslında nedenini Samsuna ilk ayak bastığınız zaman anlıyorsunuz ve söylediğiniz şey aynen şöyle oluyor: ”Burası karadenizden bir yer olamaz”. Evet aynen böyle çünkü ben de böyle dedim çünkü yeşili öyle bir dizayn etmişler ki aynısını batıda ve ya iç anadoluda bile görebilirsiniz ta ki kumsalını sahilini görene kadar başka zaten bir farkının olduğunu düşünmüyorum ben. Aslında Samsun’dan Sinop’a da geçmek isterdim ama o kadar saçma bir sistemleri var ki sırf bu arabalar yüzünden gidemedim altımda bir araba olaydı bak o zaman nasıl giderdim her yeri gezip görürdüm. Otobüslerle Sinop’a gidiyorsunuz ama oradan yani Sinop’tan direk olarak Rize ya da Trabzon’a araba yok.Baksen şu işe tekrardan Samsun’a gelecen ordan gidecen. Bazen bu firmalar da cıvıtmıyo değiller hani. Ama birisinin bana sözü var Sinop’u gezdirmek için umarım bunu unutmaz 🙂

Neyse ben daha fazla uzatmayayım da sözü herşeyi apaçık anlatan fotoğraflara bırakayım.

Özelde ‘Genç Bakış’

Evet özelde genç bakış diye attım başlığı çünkü ben her ne kadar hayır ayrımcılık yok dense bile ayrımcılığı apaçık bir şekilde görenlerdenim. Sebebini de sormak istiyorum ama nedense sorduğum kişi ve kişiler cevaplamaktan kaçıyorlar o ayrı bir durum.

Dün gece yine yatmak üzereyken Mesut Yar’ın programını açayım dedim sonra bir baktım bir tartışma programı hangi kanal olduğuna baktım önce Kanal D, e üniversite öğrencileri de konuşuyorsa bu kesin genç bakıştır dedim ve dediğim de doğru çıkmadı değil. Ama tartışmasının konusu olsun oradaki konuk olsun bunlardan önce ben hangi üniversitede olduğuna bakarım , çünkü Abbas Güçlü -nedendir bilmiyorum ki bunu kendisine soru olarak ta yönelttim fakat bir cevap alamadım- genel itibariyle özel üniversiteleri ya da batıdaki üniversitelere gitmeyi tercih ediyor. Ben şunu çok merak ediyorum orada okuyanlar çok mu zeki çok mu daha akıllı ve doğudakiler- ben de dahilim bunun içine- aptallar mı, doğuya sadece bitireyim de gideyim gözüyle mi geliyorlar üniversiteye, biz doğudayız diye hiç mi bilgimiz yok, hiç mi birşeye basmıyor kafamız? Böyle mi düşünüyordur da o yüzden mi doğuya gelmiyor Abbas Güçlü çok merak ediyorum. Ama şunu belirtmeden de edemeyeceğim bana göre özel üniversite demek para yemek demekten başka birşey değildir. Çünkü lüksü de onlar yaşıyorlar hayatı da. Doğudaki öğrenciler bunları yaşayamadığı için böyle bir ortam olmadığı için ayrılıyorsa eğer o özeldekilerden o zaman kusura bakmayın ama eğitimci alanında sizden daha büyük ayrılığı yapan olamaz herhalde.

Bundan yaklaşık iki yıl önceydi yine bu programı izlerke neden buraya da gelmesin ki dedim e ben bi adım atayım cevap verir herhalde dedim kendi kendime ve hoş bir üslupla yazdım Güçlü’ ye fakat kendileri bir cevap bile yazmaya tenezzül etmediler. Türkiye de sadece özel üniversiteler ve batı mı var diye sormaktan da alıkoyamıyorum kendimi açıkçası.

Şimdi ben burda yazıyorum ama elbet okuyan birileri ve benim gibi düşünenler vardır diye umuyorum çünkü bu gerçekleri görmemek için hakikaten insanın kör olması gerekir bunun da altını çizerek belirtmek istiyorum.