İstanbul’u Dinliyorum 

Bugünkü yazıma geçmeden önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 79. ölüm yıl dönümünde onu özlem ve minnetle anıyor, bizlere emanet ettiği cumhuriyeti aynı şekilde ve gelecek nesillerle daha da ilerilere taşıyacağıma söz veriyorum. Okumaya devam et

Reklamlar

Kısa Tatil Günlüklerim’1′ -ESKİŞEHİR-

Merhabalar ,

  Yazın bitmesiyle birlikte geride bıraktığımız o uzun yaz günlerini, gecelerini ve tatillerini şöyle bir anımsarken sizlere son iki yılda yaptığım minik tatil kaçamaklarının birinden bahsetmek istiyorum. Ola ki gitmek isteyen olursa hiç olmazsa bilgi edinmiş fikir sahibi olmuş olur. Okumaya devam et

Bir Borusan Quartet Klasiği

     2015 yılının Nisan ayında nişanlımın almış olduğu biletler bizim Süreyya Operası’ndaki ilk konserimizdi. Ben acaba nasıl ki hoşlanır mıyım diye sorular sorarken kendime birden o atmosferin içinde bulmuştum kendimi ve sanki yıllardır Borusan dinliyormuşum gibi bir havaya bürünmüştüm hemen. Çünkü yıllardır özellikle de üniversite döneminde gittiğim, dinlediğim müzikler Borusan Quartet’ten tamamen farklıydı. Bu bir klasik müzikti ve ilk defa klasik müzik için bilet almış ve özellikle dinlemeye gitmiştik. Konser başladı ve hiç bu kadar hoşuma gideceğini tahmin etmemiştim konserin. Ruhum bütün gıdasını alıyordu sanki konser boyunca.     Okumaya devam et

Herşey Sende Gizli

 

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin 
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Okumaya devam et

17 Ağustos 1999 

17 Ağustos 1999 gece saat 03.02

Sıcaktan kavruldugumuz bir Ağustos akşamında annem yere yatak atmış evin bütün camlarını da sıcaktan dolayı açmıştı. 10 yaşında olan ben de salonda o sıcakta yer yatağında uyumuştum o gece. Sonra sesler duyulmaya başlandı. Babam haydi derken annem de kardeşimi uyandırmaya çalışıyordu. Kendimizi güç bela balkona attık merdivenlerden inmek yerine resmen kayıyorduk o sarsıntıda ve dışarısı. Çıktığımız anda herkesi dışarda gördük kimse üzerinde ne olduğuna aldırmadan kendini sarsıntının etkisiyle dışarıya atmıştı ve herkes ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Dışarıdayız ama hala sallaniyoruz hani beşik misali derler ya hah iste gerçekten de öyle beşik gibi sallanıyoruz. Bütün mahalle dışarıda ama herkes boş bir alana doğru gidiyor ya sarsıntının şiddetiyle evler üstümüze yıkılırsa aman allahım evlerimiz nasıl bırakılır simdi. Ama sallanıyoruz hala komşularla birlikte boş alana doğru gittik gecenin bir yarısı bu nedir şimdi, herkes birşey söylüyor ama iyisimi sabahı beklemek kimse gözünü dahi kırpmıyor o gece. Sabahında öğreniyoruz deprem olduğunu gölcük merkezli bir deprem 7.4 şiddetinde. Birçok evin yıkıldığının haberini alıyoruz enkaz altında kalanlar yardım için seslenenler, seslerini duyuramayanlar… Bütün mahalleli evlerine bakmak için geri geliyor mahalleye herkes evinin karşısinda oturuyor. Annemi hatırlıyorum, ki hic unutamıyorum ki, başı ellerinin arasında altımızda sallanan yere aldırmaksızın neredeyse komşununki ile birbirine değecek evimize bakıyor. Üzülüyor herkes gibi ama yapacak birşey yok şükür diyor bize birşey olmadı. Ama hala sallaniyoruz. 10 yaşında bir çocuk anne ve babasının yanından ayrılmaksızın depremin son bulmasını bekliyor ama o da farkında aslında dışarıya çadır kurulmusken eve nasıl girileceginin. Dile kolay tam 2 ay kapımızın önünde çadırda kaldık.

Okumaya devam et

Huncalife 

Tanışmamız tamamen tesadüf eseri olmuşken aslında kendisinin de çok faydası olduğunu bildiğim bir kozmetik ürün katoloğu Huncalife .

Kozmetik ürün diyorum ama içinde kimyasal hicbir madde barındırmayan bir kozmetik urun markası kendisi. Tamamen doğal ve üretimi Türkiye’de yapılan Huncalife markası kullanıcılarından tam not almayı başardı. Nasıl mı? …

Okumaya devam et

Sarah Jio ve Sinan Akyüz’e Selam Olsun

    Yine yazarım deyip te yazamadığım uzun bir aradan sonra herkese selam olsun.

   Yazmak isteyip te yazamadığım o kadar çok konu var ki bugün de hazır elim değmişken hangisini yazayım size demeyeceğim çünkü son zamanlarda kaybettiğim o eski formumu geri kazandım ve kitap okumaya -tıpkı üniversite yıllarımdaki gibi – başladım. Allahım nasıl huzur doluyor içime bi bilseniz nasıl da bütün enerjimi okuyarak alıyorum, anlatılmaz yaşanır derler ya okumak ta benim için öyle gerçekten anlatamıyorum okumayı sevmeniz sonra da bol bol okumanız gerek beni anca öyle anlayabilesiniz. 

Okumaya devam et

6 Ayın Önemi…

Yeni yıla girişimizle birlikte ve yılbaşı için yazmadığım yazımdan ötürü öncelikli olarak yeni yılınızı kutlar sağlıkli, huzurlu, mutlu ve başarılı bir yıl dilerim herkese. Bugünkü yazım kadınların büyük bölümünü ilgilendiren türden özellikle de çalışan kadinlarin.

Okumaya devam et

Kitap Aşıklarına

Bazı şeyler gibi kitap okumaya da o kadar uzun bi ara vermisim ki son elime aldığım kitabı bir solukta bitiriverdim. Ne muhtesem bir tat var ya kitap okumak, okuduğum kitabın her sayfasına büyük bir tutkuyla bağlanmak, tarifsiz bir mutluluk gerçekten de.

Okumaya devam et