Ekşi Mayalı Ekmek ve Girişimci Bir Kadın

Alinin Ada ekmeği ile başlayan merak, sonrasında yerini yavaş yavaş İpek Hanımın Çiftliği’ne bıraktı. Her ne kadar o ekşi mayalı, görünce insanın içi giden ekmekler beni almayan bin pişman diye görünseler de sipariş verip te bir aya yakın bir zaman onu beklemek bana biraz fazla uzun geldi. Ama tabi öncesinde ekmek yapanın sayfasına da göz atmak gerek. Ekmeklerin olduğu sayfayı (instagramdan) ekleyince aslında Alishiro’nun da hikayesine bakmış oluyorsunuz .Sürekli gezen gören, yaptığı ekmekleriyle nam salmış, yeni ve tutkulu tatlar peşinde koşan bir adam çıkıyor karşınıza. Sonra bir gün yine böyle sayfasında gezinirken Kars’a gittiğini gördüm Alishiro’nun ve Kars’ta varolan cevheri çıkarmaya başladığını. Ben bir mutlu bir mutlu görmelisiniz. Yıllardır doğuda olduğu için hem soğukluğundan hem de araştırmayan bir kesim yüzünden ismi öyle farklı anılmış ki , Kars’ı Türkiye’nin tatilde zirve yapan kenti dahi olsa yine yaranamayacak hale getirmiş durumdalar.

Okumaya devam et

Reklamlar

Bir Cuma Pazarı Hikayesi

 

Gebze deyince akla ilk gelenlerden biri değil miydi Cuma Pazarı?

Cuma olsa da bi pazar yapsak. Giyecek bölümünden girip yiyecek bölümünden gönlümüzün elverdiğini alabilsek. Ah o taze meyve ve sebzelere doyum olur muydu hiç?

Okumaya devam et

Bizce ‘BLW’ Yöntemi

      Son yılların en vazgeçilmez ve eminim ki birçok annenin de uygulamaya koyduğu, kimisinin başarılı olduğu kimisinin başarılı olamadığı bebeklere kendi kendine yemeyi öğretmeyi amaçlayan yepyeni bir uygulama. Belki daha önceden çok öncelerden vardır bu uygulama bilemeyeceğim ama yaklaşık bir buçuk yıllık annelik deneyimimde benimde yeni keşfettiğim bir uygulama diyebilirim.

 

Okumaya devam et

Anne Sütü Kolyem

29 yıllık hayattan herkese merhaba ;

   Evet acısıyla tatlısıyla 29. yaşıma artık girmiş bulunmaktayım. Her yeni yaşımda olduğu gibi bu yaşıma girerken de unutamayacağım hatta ve hatta benden oğluma kalabilecek en güzel hediyeyi de almış bulunmaktayım.

Okumaya devam et

Hoşgeldin 30’a 1 kala = 29

Bahar tadında geçen kışın ortasından herkese selam olsun

Bu yıl öyle garip geçiyor ki mevsimler, ne kışı yaşadığımız belli ne baharı ne de yazı sanki tek bir
mevsimde kalmış gibiyiz. Arada bir yağmur yağıyor hava soğuyacak gibi oluyor sonra hoppp yine
bahar havasına baştan başlıyoruz. Hiç te güzel bir durum değil bu, her ne kadar bahar tadında yaşasak
ta mevsimleri çünkü bizim zaten baharlarımız var. O nedenledir ki ben kışı da yaşamak istiyorum.
Karlar yağsın her yere, yerler bembeyaz olsun, üşüyelim biraz hissettirsin kendini Şubat ve soğuğu.

Okumaya devam et

2017’den geriye kalanlar…

    Herkese merhabalar

    2017 yılı bitti 2018 yılına adım attık. Hatta zaman öyle acımasız ki yılın ilk ayını bile geride bıraktık sayılır. Ama önemli olan bir ayı,bir yılı daha geride bırakırken, arkamıza dönüp baktığımızda neler yaptığımızdır. Yani uzun vadede elde ettiklerimiz.
    Ben de 2017 yılına başlarken kendime bir söz verdim ve her ay en az bir kitap okumaya karar verdim. Evet bebek varken bu çok ta kolay olmayacaktı biliyordum ama eğer önüme bir hedef koymazsam da ona ulaşamayacağımı da biliyordum. Yani bir hedefin varsa eğer ona ulaşmak için çaba harcamalısın dedim kendi kendime. Öyle de yaptım. Bebeğim uyudukça ben de okudum, işten güçten vakit buldukça okudum hep okudum ama.

Okumaya devam et

İstanbul’u Dinliyorum 

Bugünkü yazıma geçmeden önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 79. ölüm yıl dönümünde onu özlem ve minnetle anıyor, bizlere emanet ettiği cumhuriyeti aynı şekilde ve gelecek nesillerle daha da ilerilere taşıyacağıma söz veriyorum. Okumaya devam et

Kısa Tatil Günlüklerim’1′ -ESKİŞEHİR-

Merhabalar ,

  Yazın bitmesiyle birlikte geride bıraktığımız o uzun yaz günlerini, gecelerini ve tatillerini şöyle bir anımsarken sizlere son iki yılda yaptığım minik tatil kaçamaklarının birinden bahsetmek istiyorum. Ola ki gitmek isteyen olursa hiç olmazsa bilgi edinmiş fikir sahibi olmuş olur. Okumaya devam et

Bir Borusan Quartet Klasiği

     2015 yılının Nisan ayında nişanlımın almış olduğu biletler bizim Süreyya Operası’ndaki ilk konserimizdi. Ben acaba nasıl ki hoşlanır mıyım diye sorular sorarken kendime birden o atmosferin içinde bulmuştum kendimi ve sanki yıllardır Borusan dinliyormuşum gibi bir havaya bürünmüştüm hemen. Çünkü yıllardır özellikle de üniversite döneminde gittiğim, dinlediğim müzikler Borusan Quartet’ten tamamen farklıydı. Bu bir klasik müzikti ve ilk defa klasik müzik için bilet almış ve özellikle dinlemeye gitmiştik. Konser başladı ve hiç bu kadar hoşuma gideceğini tahmin etmemiştim konserin. Ruhum bütün gıdasını alıyordu sanki konser boyunca.     Okumaya devam et

Herşey Sende Gizli

 

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin 
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Okumaya devam et